Körfez Ülkelerinde (Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arab Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman) Nasıl İş Bulursunuz?

Körfez Ülkelerinde (Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arab Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman) Nasıl İş Bulursunuz?

Bu yazımız, “Körfez Ülkeleri” olarak adlandırılan, Basra (İran) körfezi civarında yer alan ülkelerde çalışmayı düşünen ya da planlayanlar için.

Körfez Ülkeleri dediğimizde aklımıza gelen ülkeler şunlar:

Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arab Emirlikleri (United Arab Emirates), Suudi Arabistan, ve Umman.

Listelenen ülkelerin haritadaki yerlerini buradan görebilirsiniz.

Bu ülkelerin sıcak olması, bazılarında hayatın kısıtlı olması gibi faktörlere rağmen yüksek kazanç olanakları ve uluslararası bir ortam gibi avantajları mevcut.

Bu ülkelerde çalışan Türkler temel olarak dört yoldan biri vasıtasıyla iş buluyorlar:

1) Türkiye’deki bir firmada çalışırken bu bölgeye atanıyorlar. Örneğin bir uluslararası firmanın Türkiye ve Ortadoğu operasyonları İstanbul’dan yönetiliyor olsun. Bu firmanın İstanbul ofisinden sözgelimi Dubai ofisine atama yapılabiliyor.

2) Birebir kontakları sayesinde iş imkanları yakalayabiliyorlar. Burada LinkedIn‘in çok etkili kullanılabileceğini ve kullanılması gerektiğini belirtmeliyiz.

3) İş bulma sitelerinden arayarak ve bağımsız olarak başvurarak gidebiliyorlar. Bu İnternet sitelerinden başlıcaları şunlar:

http://www.bayt.com
http://www.gulftalent.com
http://www.naukrigulf.com

4) Yüksek lisans veya doktoraya burslu olarak bu bölgedeki üniversitelerde başlayarak ve ileride de bölgede kalarak iş bulabiliyorlar. Körfez ülkelerindeki üniversitelerin sıralamasını Webometrics‘ten bulabilirsiniz.

Bu ülkelere gitmeden önce ülkelerle ilgili araştırma yapabileceğiniz muhteşem bir İnternet sitesi mevcut:

http://www.expat-blog.com

Bu site aslında tüm ülkeler hakkında bilgi veriyor. Ortadoğu ülkeleri ile ilgili bilgiler ise şu adreste:

http://www.expat-blog.com/en/destination/middle-east/

Bu sitenin özellikle forum kısmında çok detaylı bilgiler ve çok çeşitli sorulara yanıtlar bulabiliyorsunuz:

http://www.expat-blog.com/forum/

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası

Kredi Kartı Faturanızı Kontrol Edin; Para Biriktirin

Kredi Kartı Faturanızı Kontrol Edin, Para Biriktirin

Kredi Kartı Faturanızı Mutlaka Dikkatlice Kontrol Edin

Kredi kartı faturanızı dikkatlice kontrol edin çünkü kredi kartı firması veya alışveriş yaptığınız (örneğin araba kiraladığınız) kurum veya kuruluş sizin farketmediğiniz bir ekleme yapmış olabilir. Mesela bir tanıdığım Amerika’da bir gün araba kiralamıştı, cuma günü kiralayıp anahtarı cumartesi günü kutuya attı. Kredi kartında 3 gün gibi fatura etmişler, eğer farketmese ~$120 zarara uğrayacaktı.

Kredi kartınızdaki “balance”i her zaman maksimum izin verilen kotanın dörtte üç seviyesini aşmayacak şekilde tutun. Mesela Amerika’da bir kredi kartı size $5,000 hak tanıdı, onu en fazla $4,000’da tutun. Çünkü bu tür değişik kurallara bakarak bilgisayarlar otomatik olarak size uygulanan faiz oranının artmasına karar verebiliyor.

Size farklı kredi kartlarından cazip teklifler geldikçe kredi kartı firmanızı veya bankanızı arayıp bu durumu anlatıp size uyguladığı faizi düşürtmeye çalışabilirsiniz (bunu yılda en fazla bir iki kere yapın). Yani birbirlerine kırdırtmaya çalışın kredi kartı firmalarını. En başta yazdığım gibi, aslında en güzeli hiç mi hiç borçlanmamak kredi kartlarına.

Para Biriktirin

Para konusundaki darlıklar masrafları kısarak, gereksiz masrafları elimine ederek, kaçınılmaz masrafları da en ucuz bir şekilde hallederek aşılabilir. Daha çok para kazanmak yerine daha az para harcamak gerekebilir. Burada sürekli iletişim ve dayanışma içinde bulunduğunuz arkadaş grubunuzla bu konuda da fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

Bir de yazın staj yapmak para konusunu düzeltmek için idealdir. Özellikle bazı bölümlerde (örneğin elektronik bölümü) ya da kendi konularında ilk beşteki okullarında okuyanlar için staj bulmak çok zor olmuyor. Tabii burada bulunduğunuz ülkenin ekonomisinin durumu çok önemli bir faktör.

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası

 

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın – 3

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın - 3

Kredi kartı firmaları, bankalar ve kurumlar oldukça yaratıcı davranıp bunun gibi çeşitli yollardan sizi kuşatıyorlar. Mesela “hediye” olarak sizi 3 dergiye abone yapıyorlar üç ay boyunca. Sonra tam üç ay sonra tam vaktinde arayamadınız diyelim, farzedelim ki unuttunuz, o dergilerin parası sizin kredi kartı faturasına otomatik olarak ekleniyor. Fatura elinize bir ay sonra geçtiğinden bunu da zaten en fazla bir ay sonra farkediyorsunuz. O dergilere normalde abone olmayacaığınız halde artık tadını aldığınız için kestirmek de istemiyorsunuz, yılda $50-$60 durduk yerde masraf çıkıyor. Oysa o dergileri Barnes and Noble gibi kitapçılarda ya da kütüphanelerde zaten bedava okuyabilirsiniz.

Dergilerdekinin benzeri oyun önceden yazdığım kulüp üyeliklerinde de var: İlk basta tatlı dille üye yapıyorlar, sonra siz farkında olmadan faturanıza ekliyorlar. Sonra arayıp duruyorsunuz hangi numarayı aramam gerekiyordu diye. Hadi numarayı buldunuz, yarım saat size telefonda müzik dinletiyorlar.

Son olarak aklıma gelen, pazarlamacıların size “free” (bedava) göndereceklerini söyledikleri hediyeler. Oysa dikkat ederseniz çoğunluğu Uzakdoğu’da (büyük ihtimalle çok düşük bir maliyetle) üretilen bu ürünlerin size gelmesi icin $3.95-$5.95 gibi bir “shipping and handling” masrafı oluyor. Birinci olarak, bu şekilde sattıkları ürünler çoğunlukla şu anda ihtiyacınızın olmadığı ve büyük ihtimalle hiçbir zaman da ihtiyacınız olmayacak ürünler. İkincisi ise dediğim gibi, pazarlamacılar ne kadar bedava dese de ürünün size belli bir maliyetle ulaşması. Bu “shipping and handling” masrafının yazılmaması Amerika’da bir gelenek ve herhangi bir şeyi postayla alırken (ki kitap, CD ve bizzat görüp dokunduğunuz ürünler dışında hiçbirşey için postayla alısverişi önermem) bu ekstra maliyeti hesaba katmanız gerekiyor.

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın – 2

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın - 2

Bir önceki yazımda kredi kartlarına insanların nasıl borçlandırıldığını özetlemiştim. Bu yazıda benzer bir tema var, ancak bu defa size bazı hesaplar da sunacağım.

İnsanlar daha önce anlatıldığı şekillerde aşırı masraflarla iyice borçlandıktan sonra faiz olayının da etkisiyle uzun süre borçlu kalabiliyor (istatistiklere göre bir doktora öğrencisinin ortalama $5,000 civarı borcu oluyormuş mezun olurken). Kredi kartlarının yazdığı faiz oranları aldatıcı, çünkü ilan edilen değer “annual nominal interest rate” (yıllık nominal faiz) değeri. Oysa aslında tatbik ettikleri “daily interest” ki bunun yıllık izdüşümüne “real annual interest rate” (yıllık reel faiz) deniyor. Bir örnek vereyim:

Yıllık 11.99% faizli bir kartınızdaki borcunuzun faizi aslında günlük bazda katlanıyor, yani aslında yıllık faiz 11.99% değil, çok daha fazla. Yani aslında sadece bu yanıltmadan dolayı bu konuda bilgisi olmayan bir insandan çok daha fazla para faiz alıyorlar.

Bir de diyelim ki büyük bir çaresizliğe düştünüz ve “cash advance” kullandınız kredi kartınızdan. O durumda nominal yıllık faiz 19.99%-39.99% arasında değişir ki, bu aslında reel olarak çok daha fazlası demektir! Örneğin; kredi kartınızdan $2000 borç aldınız araba satın alabilmek için ve bir yıl boyunca ödeyemediniz: Bir yıl sonra ödeyeceğiniz miktar $2500-$3000 olacaktır!

Kredi kartlarının uyguladıkları ve sizin zararınıza sonuçlanan bir başka kural da şu: Diyelim ki $1000 borcunuz var, bunun $600’i 12% faizle, geri kalan 400$’i ise 19% faizle. Siz borcunuzun en yüksek faizli (19% faizli) kısmını tamamıyla ödemeden daha düşük faizli borçların ödemesine başlayamıyorsunuz. Yani mesela $100 borç ödediniz: Bunun $60’i düşük faizli, $40’i yüksek faizli borcu ödemeye gitmiyor, tamamı düşük faizli borcu ödemeye gidiyor. Böylece yüksek faizli borcunuz çok uzun süre olduğu yerde kalıyor.

Bütün banka, firma ve kurumlar fatura ellerine geç ulaşınca ceza kesiyorlar, önceden yazdığım gibi, ve faturanın ellerine geçmesi için yukarıda ayrıntılı anlattığım şekilde oyunlar oynayabiliyorlar.

Bir başka taktikleri de şu: Mesela size teklif getirdiler: ‘Borçlarınızı bize transfer edin, size daha düşük faiz uygulayalım’ diye. Çoğu insan direkt transfer edebilir, ama aslında bu transfer de belli bir ücret (fee) gerektiriyor, daha önceden yaptığınız anlaşmada küçük harflerle belirtilmiş olan.

Bir de çek gönderiyorlar, sanki normal banka çeki gibi. Ama aslında o çeki kullandığınızda ya belli bir “fee” oluyor, ya da daha da kötüsü o çeki sanki “cash advance”miş gibi yazıp size astronomik faiz oranları (nominal 19.99%-39.99%, reel daha fazla) uyguluyorlar. O tür çekleri kullanmadan önce şartlarını en az iki kere teyid ettirecek şekilde bir yetkili ile telefonda veya karşılıklı görüşün.

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın – 1

Kredi Kartlarına Kesinlikle Borçlanmayın - 1

Bu çok önemli bir kural. Yurtdışında yaşamanın bu altın kuralıyla ilgili detaylı bilgileri bu yazı dizisinde bulacaksınız.Örnekleri hep Amerika üzerinden anlatıyor olacağım, ancak burada anlatılanlar benzer şekillerde hemen hemen her ülkede geçerli.

Kredi kartı Amerika’daki finansal sistem gereği mutlaka gerekiyor, mesela araba kiralarken, ev kiralarken. Ama bu demek değil ki bunlara borçlanmalısınız. Bu kurumlar sizin sırtınızdan faizle, cezalarla, ve uyduruk ürünlerin satışıyla para kazanan kurumlar. Bir çengel attılar mı da mafyadan daha beter olabiliyorlar.

Bir anektod: Bir tanıdığımın ev arkadaşı birkaç kredi kartına o kadar borçlanmış ki ödemesine imkan yok. Günde o eve belki 10 defa (inanın abartı yok) telefon geliyordu, sabah 7’den akşam 10’a kadar, haftanın 7 günü. Zır zır çaldıktan sonra telefon otomatik bir ses “Please wait” diyor, ve kredi kartı firmasından adam telefona çıkıyor, soruyor “falan kişiyle konuşmamız gerekiyor acilen, çok önemli bir konu, şimdi evde mi, ne zaman gelir, iş numarasını verir misiniz”. Zaten borçlu eleman bunu bildiği için iş telefonunu ev arkadaşına söylememiş, evden bir çıkıyor akşama kadar da gelmiyor, olan evde iş üretmeye calışan gariban arkadaşın konsantrasyonuna oluyor. Hatta bir keresinde telefondaki ses “bakın, arkadaşınızın durumunu anlıyoruz,biz ona yardımcı olmaya calışıyoruz, telefona çıksın, konuşalım, biz onun dostuyuz” tarzında şeyler bile demiş.

Kredi kartlarına borçlanmamak konusundaki diğer yorumlara gelince: Amerika’da sistem insanlara önce bütçelerinin çok üstünde bir yaşam biçiminin, lüks bir yaşamın gerekli olduğunu empoze etmekle başlıyor ve sonuçta kredi kartlarına borçlandıkça borçlanmanın getirdiği kısır döngüye sokmakla devam ediyor. Bu döngüde televizyon reklamlarının, insani cezbeden alacalı bulacalı ürün dizaynlarının, ödemedeki kolaylıkların (çek ve kredi kartı sistemleri) rolü oldukça büyüktür.

Çok üst düzey materyel standartları karşılamak için aşırı harcamalar yaptırtılıyor. Bu harcamaları zorla yaptırmıyorlar, kredi kartı vererek buna teşvik ediyorlar. Ama o parayı insan cash olarak $10’ar dolar olarak verecek olsa imkanı yok o kadar kolay harcayamaz. Zaten empoze edilen ya da insanın gezerken aldığı şeylerin hemen hemen tamamı gereksiz. Bunun en güzel örneği mutfak aletlerinde görülebilir. Mesela adamlar mısır koçanının yanlarına batırıp tutabilmek için mısır desenli tutacak satıyorlar. Onun yerine insan mısırı bir kağıt peçeteyle de tutup hem o masraftan hem de o yeni aletin hayatında yaratacağı karışıklıktan kurtulabilir.

(Bu yazının gerisi bir sonraki yazıda)

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası

 

Amerika’dan Para Transferi, Bankalar, Kredi Geçmişi, ve Kredi Kartları

Amerika'dan Para Transferi, Bankalar, Kredi Geçmişi, ve Kredi Kartları

Amerika’dan Türkiye’ye veya Türkiye’den Amerika’ya Para Transferi

Türkiye’den buradaki bankanıza para transfer edebilirsiniz. Bunun için %5-%10 gibi bir masraf yapmanız gerekiyor. Türkiye’de bunu yapacak çeşitli bankalar şubeden şubeye değişik fiyatlar verebiliyorlar. Türkiye’deki bankanın yanısıra buradaki banka da paranızdan kesiyor. Bu şekilde para transferi 2-5 gün arası alıyor.

Bazı bankalardan para çekerken belli bir miktar para ödemek gerekebilir. Bu durum, Türkiye’ye para gönderirken de geçerli olabilir.

Amerika’da Bankalar ve Banka Hesabı Açmak

Banka hesabı açtırırken ögrenci hesabı açtıracaksınız. Eğer herhangi 1 ay içinde paranız belli bir miktarın (mesela $600) altına düşerse banka $10-$20 ceza kesebilir. Onar onar bir bakmışsınız yılda $120’ınız gitmiş. O yüzden bu tür konuları en başta bilip hesabınızı ona göre idare edin. Bu arada yazdığınız her çekin mutlaka karşılığının olmasına dikkat edin. Karşılıksız çek yazmak kredi geçmişinizi (credit history) çok olumsuz etkileyecektir.

Kredi Geçmişi (Credit History) ve Kredi Kartları

Kredi geçmişi (credit history) tüm hesap hareketlerinizi baz alarak oluşturulmuş bir rapordur. Kredi geçmişi (credit history), ilişkiye geçtiğiniz her finansal kurumun sizin hakkınızda hazırladığı ortak bir rapordur ve kredi geçmişinizin (raporunuzun) iyi olması çok önemli birşeydir. Araba kiralarken, ev kiralarken, yeni kredi kartına başvururken, İŞE BAŞVURURKEN, taksitle araba ya da ev satın alırken, banka hesabı açtırırken, elektrik – gaz firmalarına başvururken… Kısacası her zaman her yerde sizin ne kadar güvenilir bir insan olduğunuzu kaşınıza gözünüze bakıp anlayamadıkları için hemen kredi raporunuza ve polis kayıtlarındaki suç kayıtlarınıza (criminal record)unuza bakıyorlar. Kredi geçmişi, sosyal güvenlik numaranızın ve kredi kartınızın kullanıldığı her yerde oluşturulur ki sosyal güvenlik numarası almak Amerika’da bir zorunluluk (must) olmuştur. Eğer kötü bir kredi geçmişiniz varsa bu bahsedilen durumlardan hepsinde sizin aleyhinize karar çıkabilir ya da ek masraflar, depozitolar yatırmak gerekebilir.

Kredi geçmişinizi iyi tutmak oldukça basit: Borç taksitleri, kredi kartı faturaları da dahil olmak üzere bütün ödemelerinizi zamanında yollayın. Bu kadar basit. Yalnız bir kaç inceliği var:

1) Yazdığınız her çekin mutlaka karşılığı olsun. Çekiniz geri tepmesin (bounce).

2) Eğer paranız yoksa kredi kartlarının en azından asgari tutarlarını (minimum payment) mutlaka ödeyin. Yani borçlu olmak değil de asgari tutarları ödememek asıl size kötü not yazdıracak olan.

3) Kart borçlarınızı mutlaka zamanında ödeyin, gecikmesin. Gecikirse ödemeleriniz hem ceza yiyebilirsiniz (mesela $25), hem de bunlar geçmişinize yazılır. Burada önemli bir inceliği belirteyim:

Diyelim ki kredi kartı faturanız uzerinde “Due Date” olarak 06/17/2013 yazıyor. Siz sakın ola ki USPS’e (postaya) güvenip 5 gün öncesinden göndermeyin. En azından 3 gun öncesinde ellerinde olacak şekilde ve 7 gün postada zaman tanıyacak şekilde en az 10 gün önceden, en geç ayın 7’sinde yollayın o faturayı. Bazı kredi kartları şöyle bir sahtekarlık yapıyorlar: Mesela due date olarak 06/17/2013 yazıyor ve bu bir Pazartesi. Aslında adamlar o gün 9am’de ellerinde olmasını istiyorlar ödemenin. Ama posta idaresi mesela saat 11am’de getiriyor postayı, yani o gün ulaşsa da geç muamelesi yapıp sizden ceza tırtıklamaya çalışıyorlar. Eh, ondan önceki iki gün zaten haftasonu. Demek ki postanın aslında o due date’ten 3 gün öncesinde, Cuma günü ellerinde olması lazım sizin ceza yememeniz için.

4) Fazla kredi kartı kullanmayın. Bir VISA, bir MASTERCARD başta yeterli. Daha sonra bir tane de American Express ya da Discover olabilir. Ama toplam sayısı 4’ü geçmesin.

Bu arada kredi kartları size borca battıkça daha batırmak isteyeceklerdir, bu sebeple sürekli telefonlar açıp “travel”, “insurance”, “credit card protection” vs. gibi konularda çesitli fuzuli kulüplere üye etmek isteyeceklerdir sizi. Sakın kanmayın, ihtiyaciniz olan tek üyelik AAA üyeliği ki, arabanız yoksa aslında o bile gerekmeyebilir. Böyle “soliciting call”lar geldiğinde yapmanız gereken, telefondaki ses sonsuz nutkuna dalmadan hemen önce olayın temel mahiyetini anlayıp eğer fuzuli bir şeyse en baştan “Thank you sir (ya da ma’m –madamın kısaltılmışı), I am simply not interested.” Sakın tartışmaya, kendinizi anlatmaya, gönlünü almaya falan kalkışmayın, insanları rahatsız etmek onların mesleği ve çoğu ancak böyle kısa ve net bir şekilde söyleyince bırakıyor yakanızı. Eğer sizin sorularınızı cevaplamak yerine halen kendi bildiği gibi konuşuyorsa ya da siz bitirmek istediğiniz halde o bitirmiyorsa tekrar bu cümleyi söyleyebilirsiniz. Halen konuşuyorsa telefonu yüzüne çarpmadan kapatabilirsiniz.

Kredi kartlarında satılan ürünlerin çoğu hem çok fuzuli hem de posta parası düşünüldüğünde o kadar ucuz değil. Onun yerine Walmart’tan alışveriş yaparak benzer fiyata bulabilirsiniz. Kısacası legal olan dokümanlar dışında kredi kartı faturanızla gelen tüm reklam kağıtlarını direkt çöpe yollayın.

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası

Dünyanın Her Ülkesindeki Üniversitelerin Sıralaması

Dünyanın Her Ülkesindeki Üniversitelerin Sıralaması

Kafanızda yurtdışında okumak istediğiniz ülkeleri az çok belirlediniz. Şimdi asıl soruyu sorma vakti:

Dünyanın her ülkesindeki üniversitelerin sıralamasını veren İnternet siteleri var mı?

Tahmin edeceğiniz gibi bu sorunun yanıtı “Evet”. Birden fazla bu tarz İnternet sitesi var. Ancak bunlar arasında bence en başarılısı Webometrics:

http://webometrics.info

Bu sitede istediğiniz ülkede ya da bölgedeki üniversitelerin sıralamasını farklı kriterlere göre gerçekleştirebiliyorsunuz. Örneğin Danimarka’daki üniversitelerin Webometrics’e göre sıralamasını bulmak için ana sayfada önce Europe’a tıklayın, sonra da çıkan menüde Denmark’a tıklayın.

Çıkan tabloda bence en önemli sütun başlıkları “World Rank” ve “Excellence Rank”. Tablo Danimarka’daki üniversiteleri ilk başta dünyadaki sıralamasına göre lsitelemekte. Ancak bu sıralamayı mükemmelliyete göre yapmak isterseniz bu durumda “Excellence Rank” yazısına tıklayın. Rank demek sıralama demek, yani ne kadar küçük bir rakam varsa sıralamada o kadar yüksek demek.

“Ranking by Areas” bağlantısına tıklayarak da belli bir bölgedeki, örneğin Avrupa’daki tüm ülkeleri topluca değerlendirebilirsiniz.

Tabi ki İnternette yer alan tek sıralama bu değil. Başka sıralamalar da var, işte bunların bir listesi:

Shangai Ranking. http://www.arwu.org

Washington Monthly. College Guide. http://www.washingtonmonthly.com/college_guide/rankings_2011/national_university_rank.php

US News. http://colleges.usnews.rankingsandreviews.com/best-colleges

Forbes. America’s Top Colleges. http://www.forbes.com/top-colleges/list/

Consumer Digest. The Hidden Costs of Higher Education; Plus: Consumers Digest’s Top 100 College Values. Retrieved August 6, 2012, from http://www.consumersdigest.com/money/the-hidden-costs-of-higher-education

Bütün bu bilgileri bu kadar detaylı bilmemin bir sebebi var: Bu konuda bizim de Amerikan üniversitelerini karşılaştırdığımız bir araştırmamız var 🙂  Bu araştırmamıza şu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz:

Ertek G., Tokdil, B., Günaydın, İ., Göğüş, A. (2014) Competitiveness of Top 100 U.S. Universities: A Benchmark Study Using Data Envelopment Analysis (DEA) and Information Visualization, in I. Osman, A.L. Anouze and A. Emrouznejad (eds.) Strategic Performance Management and Measurement Using Data Envelopment Analysis, DOI: 10.4018/978-1-4666-4474-8, ISBN13: 9781466644748, IGI_Global (In Press).

Yurtdışı Eğitim Yaşam Blog’unu Facebook’tan takip için “Like” edebilirsiniz:

YurtdısiEgitimYasam.com Facebook Sayfası