EV SATIN ALMA

Amerika’da ev almak çok zor değil, ancak özellikle Türkler “mortgage” sistemiyle ev alıyorlar. Mesela ayda $1,200 veriyorlar, 30 yıl boyunca! Ama aslında o $1,200’un sadece diyelim $150’i ana paranın borç ödemesine gidiyor. Geri kalanın diyelim ki $750’i o evin 30 yıl boyunca parasının ödenecek olmasından doğan faize gidiyor! Geri kalan $300 da vergiler. Yani aslında çok büyük bir kayıp var ortada. Bunun çözümü benim fikrime göre şöyle bir sistem, ben bu sistemi 6 yıl sonra ancak uyandığım için uygulamakta çok geç kaldım, ama umarım birileri uygulayarak örnek teşkil eder. Sistem şu:

Burada yerleşik olan bir Türk önce evin peşin parasının mesela $10,000’lik bir kısmını ödeyecek şekilde peşin para yatırıyor. Peşin yatan miktar ne kadar çok olursa o kadar iyi. Daha sonra bu evde yaşayacak 4 tane öğrenci buluyor. Bu öğrenciler evin $1,200 kirasını ödüyorlar. Bu 4 öğrenciden birisi “lider” oluyor ve $400 yerine $340 ödüyor, diğerleri $420. Bunun karşılığında lider olan öğrenci faturalar, yeni ev arkadaşı bulmak, tamirler gibi şeylerden sorumlu oluyor.  Böylece evi satın alan kişi yılda çıkabilecek $1000-$2000’lik tamir masrafları ve her an dolu tutamamaktan doğabilecek kayıpları karşılıyor sadece. Onun dışında cebinden para çıkmıyor. Böylece ayda diyelim ki sadece $150 vererek yine aynı zaman diliminde aynı evin sahibi oluyor.

Paranın zaman değeri olduğu için Amerika’da ilk yıllardaki tutumlu bir yaşam biçimi ileride etkilerini çok daha katlanarak gösteriyor.  Mesela diyelim ki bir ögrenci burada $5,000 kredi kartı borcuna battı. Tüm master ya da doktorası o borcun yükü altında geçiyor, ayda en az $50 faizden dolayı yeni borç ekleniyor ki bu yılda $600, 4 yıllık doktora sonucu en az $7500 eder (çünkü ana para arttıkça faizden dolayı eklenen miktar da artıyor)! O yüzden en baştan para biriktirerek ilerlemek en güzeli.

En çok paranın gittiği yerler sırasıyla ev kirası, araba masrafları, dışarıda yemek, ve lüzumsuz masraflar olduğundan tasarrufa bu sırayla başlamak gerekiyor. Gerekirse bir odalı evde iki kişi ya da iki odalı evde 3 kişi kalarak kiradan tasarruf edilebilir. Mesela 3 odalı evde 5 kişi kalan bir arkadaş grubu düşünün: $1,200 kira kişi başına $400’dan $240’a düşüyor.  Araba olayına en baştan hiç girmeyerek o konu öyle halledilebilir. Yemek konusunu zaten ayrıntılı anlatıyorum yemek bölümünde.  Değişik lüks lokantalar denemek çok büyük bir para tuzağı, aman dikkat! İçki zaten yemek faturasını şişiren bir numaralı madde. Ne kadar çok evde yenirse o kadar çok tasarruf etmek mümkün olacaktır. Lüzumsuz masraflar arasında önemli bir kalem hobi kitapları ve videolar ki bunlar aslında kütüphanelerden ücretsiz ödünç alınabiliyor zaten.  Evle ilgili şeylere (dolaplar, yataklar yorganlar, mutfak gereçleri, vb) de çok para gittiği için ancak ve ancak ihtiyaç çıktıkça almak gerekiyor.

Bu tür sosyal dayanışma sistemlerin en önemli dayanak noktası karşılıklı güven. Bunun ayakta durabilmesi için ise buradaki Türkler arasında temel başka bazı sorunların çözülmesi gerekiyor.

Tagged :

EV KİRALAMA

Ev kiralarken ev sahipleri genelde gelirinizin kiranın 3 ya da 3.5 katı olması gibi bir koşul öne sürüyorlar. Bunun ilk çözümü ev paylaşıyorsanız ev arkadaşlarının kazançlarını birleştireceğinizi söyleyerek toplamını belirtmek. İkinci çözümü Amerika’da yaşayan bir kefil (cosigner) bulmak.  Siz bir şekilde kirayı ödeyemezseniz o insan ödemeye razı olacak. Böyle bir insanı bulmanın zorluğu düşünüldüğünde en güzel çözümün sizin gibi kazanan insanların ev tuttuğu siteleri denemek olduğunu göreceksiniz. Ayrıca onlar da sizi sitelerine tavsiye ettikleri için (referral) $75-$400 kira ödemelerinden bir kereliğine düşürülüyor. Çoğu site yeni müşteri çekmek için bu taktiği uyguluyor.

 

Hangi sitede kaldığınız çok önemli. Vaktiniz varsa araştırın. Mesela bir tanıdığımın kaldığı sitede ben ona misafirliğe gitmeden önceki gün komşusu eve giren hırsız tarafından öldürülmüş. Tabi bu ekstrem bir durum, ve araştırma yapmanızın gerekli olduğunu belirtmek için verdim. Ayrıca klima (air conditioning) gibi servislerin düzenli yapılıp yapılmadığını da sitedeki evi kiralayan şirketten veya ev sahibinden kiralıyorsanız ev sahibine de sorun.

 

Evi kiralarken $200-$400 arası depozito yatırıyorsunuz. Böylece siz evi terkederken eğer evin duvarlarına dolaplarına, mutfak ve banyo lavabolarına  vs. zarar verdiyseniz o depozitodan kesiyorlar. Bir de siteye $30-$50 başvuru parası gerekiyor ki o zaten baştan tamamen gidiyor.

 

Bazı siteler işyerinizden orada calıştığınıza dair belge istiyorlar. Her site şunlara mutlaka bakıyor (başvuru formunda görebilirsiniz):

  • Önceden nerelerde yaşamışsınız, kiranızı zamanında ödemiş misiniz, çıkarken eve zarar vermiş misiniz?
  • Nerede ne zamandır calışıyorsunuz, ne kadar para kazanıyorsunuz, cosigner yoksa kiranın 3 katı mı?
  • Arabanız var mı?
  • Kredi geçmişiniz nasıl, kredi kartlarınıza borçlarınız var mı?
  • Sabıka kayıtlarınızda (Criminal record) bir suç var mı?

 

Bu maddelerin herbirinde mükemmel durumda olmanız şart değil (son ikisi hariç). Dediğim gibi, sizin durumunuzda olanlar ne yaptıysa ev bulmak için siz de onu yapın.

 

Ev arkadaşı arıyorsanız kalacağınız insanlar en az 10-15 dakika oturup konuşun derim. Şu konularda önceden anlaşmaya varmaya çalışın:

 

  • Ev kirasını ve faturaları kim ödeyecek, diğeri ona kaç gün içinde kendine düşen payı verecek?
  • Kira kontratı hangi tarihler arasında yapılıyor? Sonu açık kontrat ya da anlaşma ise bir taraf çıkacağında ne kadar zaman önceden haber vermesi gerekiyor?
  • Sigara içiyor musunuz?
  • Gürültü konusunda ne kadar hassassınız? Mesela saat 10’dan sonra gürültü olmayacak diye anlaşabiliyor musunuz?
  • Kokulu yemek yapılabilir mi? (özellikle Uzakdoğu –ve bazen Hint- yemeklerinin kokusu çoğu Türk’e oldukça rahatsız edici olabiliyor, bu konuda önceden konuşun)
  • Temizlik konusunda ne kadar hassassınız? Ortak mekanları ne sıklıkla temizleyeceksiniz?
  • Arkadaşları davet etme konusunda bir limit konacak mı? Mesela her akşam arkadaşını davet edebilir mi?
  • Gece yatıya misafir olacak olursa en fazla kaç gün kalabilir (mesela 3 gün)? Ailesi, mesela anne babası ya da kardeşi geldi, onlar kalabilirler mi, ne kadar süre kalabilirler?
  • Air conditioning kaç derecede duracak yazın ve kışın? Evden çıkarken kapatılacak mı?
  • Telefon ortak kullanılacaksa (ki çoğu zaman kişisel telefon daha iyi oluyor) konuşmalarda bir zaman limiti olacak mı (Bununla ilgili bir anektod için kredi kartı kısmını okuyabilirsiniz.)
  • Genel olarak ne tür yaşam biçimleriniz var? Mesela bir lisans (undergrad) boş vaktini salonda televizyon izleyerek geçirebilir, ama lisansüstü (graduate) öğrenci sessiz bir ortamda dersine yoğunlaşmayı tercih edecektir.
  • Tuvalet ve banyo ortak kullanılacaksa bir temizlik planı yapıp tarih belirlenmesi oldukça iyi bir fikir. 100% uyulmasa da güzel bir anlaşma (commitment) olur.

 

Önceden bu konularda anlaşın, kağıda yazıp görüşmeden sonra yazdıklarınızı sesli olarak aynen okuyun (kelime eklemeden), kağıdı da saklayın. (Aslında temize de çekebilirsiniz, ama fazla resmiyetten dolayı soğukluk olabilir, o yazdığınız kağıtta okunur şekilde durması yeterli)

 

Eve ilk taşındığınızda köklü bir temizlik yapmak isteyebilirsiniz. Temizlik malzemelerini “Dollar Tree” gibi herşeyin bir dolara satıldığı dükkan zincirlerinden ucuza alabilirsiniz. Ayrıca halılardaki lekeleri ve bakterileri temizlemek için bir süpermarket ya da ACE gibi bir “hardware store”dan “Rug Doctor” buharlı süpürgesi kiralayabilirsiniz (www.rugdoctor.com adresinde ayrıntılı bilgi mevcut). Makinanın günlük kirası $20 civarı, yanında “Steam Cleaner” (büyük boy) ve Anti Foam da alacağınız için $40’a çıkabilir toplam masraf. O yüzden bir arkadaşınızla anlaşıp 2 evi aynı gün temizleyebilirseniz masrafı bölüşmüş olursunuz.

 

Ev eşyalarını kullanılmış bulabilirseniz iyi olur, ayrıntılı bilgi için  Salvation Army mağazalarını, bahçeden satışları (yard sale) ve garajdan satışları (garage sale) deneyebilirsiniz. www.craigslist.org sitesinde ve yerel gazetenizde bu tarz satışların ilanlarını bulabilirsiniz.

Tagged :

Kalacak Yer/Graduate Living Center | E-Posta’lara Yanıt

Merhaba A, 

Şu anda ABC Üniversitesi’nde nerede kalıyorsun? Bana konaklama (housing) ile ilgili olarak gelenformlarda Graduate Living Center ve apartman biçiminde iki türlü residenceşeklinin olduğunu söylüyorlar. Sence hangisine başvuruda bulunmalıyım?


Merhaba B,

Ben şu anda GRLC’de (Graduate Living Center) kalıyorum. GRLC tamamıyla lisansüstü (master ve doktora)  öğrencilerin kaldığı apartman tipinde bir yer. Her apartmanda 4 kişi kalıyor. Her apartmanda 1 oturma odası (living room), 1 mutfak, 2 banyo ve 4 oda var. (Banyolar 2 kişi tarafından paylaşılıyor) Bundan başka yine graduate oğrencilerin kalabileceği Hıll Avenue Apartments var.Aslında tüm diğer yurtlarda (dormitory) kalabilirsin, ama lisans yerine lisansüstü öğrencilerle kalmayı tercih edebilirsin. Ben şu ana kadar GRLC’den memnunum ve değistirmeyi düşünmüyorum. Aslında önemli olan ev arkadasların. Onlarla sorun olmazsa herşey yolunda gidiyor. Ben sana GRLC’ye başvurmanı tavsiye ederim.


(Bir başka cevap…)Merhaba B,

Konaklama konusuna gelince: Sanıyorum herkes ilk yıl on-campus yaşıyor, ben de şu anda öyle yapıyorum ve hatta bayağı memnunum. Sadece lisansüstü (graduate) ögrencilere ayrılmış yurtlar var. Bunlar dört kişilik apartman daireleri şeklinde. Her dairede 4 oda, bir mutfak, bir oturma odası, 2 de banyo var. Oldukça kullanışlı, bana göre; ben şimdilik memnunum. Kirası ise 3 aylık $1118. Gerçi kampüs dışında daha ucuza yerler bulunabiliyor ama onun da ulaşım problemi oluyor. En iyisi etrafa alışana kadar kampüste yaşamak bence. Demin de dediğim gibi özellikle 2 yurt, ki bunlar Graduate Living Center (GRLC) -ben GRLC’de kalıyorum- ve Hıll Apartments lisansüstü öğrencilere ayrılmış durumda. Sanırım yakında Housing Department sana gerekli tüm formları gönderir. Bu formlarla birlikte kataloglar da gönderiyorlar, başvurunca hemen halloluyor. Ama bir şeye dikkat et, (aslında bunun için henüz erken ama ben unutmadan söyleyeyim) ilk ödemeyi (payment) buraya gelmeden önce istiyorlar, eğer gecikirse sana ayrılan yeri iptal (cancel) ediyorlar, buraya geldiğinde problem çıkabiliyor (bu sene başka bir arkadaşa oldu, onu başka yere yerleştirdiler). Ama biz asistan olduğumuz için yurt ödememizi okul açılıncaya kadar erteletme hakkımız var. (Bu her üniversitede olmayan imkan).Bunu da faks ile halledersin. Mutlaka telefonla kontrol et ya da o gün geldiğinde ben senin için kontrol ederim. Tabii daha bu tür ufak ayrıntılar için çok erken, bunlar Temmuz, hatta Ağustos’ ta düşünülecek şeyler.  Daha önceki mailimde sana Graduate Living Center’den kısaca bahsetmiştim sanıyorum. İstediğin takdirde daha ayrıntılı bilgi verebilirim, bana her konuda soru sorabilirsin. GRLC’nin kirasına gelince, dönem başına $1118 (üç aylık peşin ödeniyor, değişik bir uygulama ama böyle). İyi ev arkadaşları önemli, ama yine de odan ayrı olduğu için ev arkadaşlarınla aranda bir problem olsa dahi çok sorun yaratmaz sanırım. Türk ev arkadaşlarıyla kalmaya gelince. Bence bir yandan iyi, bir yandan da kötü bir fikir bu. İyi, çünkü anlaşması daha kolay, iş bölümü yapabilirsiniz aranızda; kötü, çünkü ne kadar çok Türklerle birlikte okursan o kadar çok soyutlanıyorsun diğer insanlardan ve İngilizce konuşma şansın o kadar çok azalıyor. Mesela biz bu yıl doktoraya birlikte başlayan 3 Türk’üz ve tüm derslerimiz hemen hemen aynıydı şimdiye dek. Hep beraber çalışıyoruz, hep beraber dolaşıyoruz. Hiç yalnız kalmamak konusunda iyi birşey bu, ama bazen kendimi soyutlanmış hissediyorum; bir de durmadan Türkçe konuşuyoruz, bu da felaket birşey ve benim en çok İngilizce konuştuğum yer ise ev oluyor sonuçta. Benim sana tavsiyem illaki Türklerle kalmaya çalışma, tabii ki uygun bir aranjman olduğunda birlikte kalabiliriz, ama İngilizce’ni geliştirmek açısından yabancı insanlarla yaşamak daha faydalı oluyor.


(Bir başka cevap…)Merhaba B,

Bence Amerika’ya gelip sadece Türk çevresine kapanmak doğru bir yaklaşım değil. Zor anlarda, önemli anlarda, mutlu ve üzüntülü zamanlarda Türkler zaten yanıbaşında oluyor insanın, ancak insan Amerikalı ve uluslararası öğrencilerle arkadaşlık imkanını en çok ilk senesinde, özellikle de GRLC gibi bir yurtta kalırken kazanıyor.  Hindistan’dan Honduras’a, Cezayir’den Rusya’ya, Meksika’dan Çin’e “kırk çeşit” milletten öğrencinin yaşadığı bir ortamda bu zengin kültürel çeşitliliğin dışında kalmayı seçen insan pek çok değer ve tecrübeyi “ıskalayabilir”. Amerika tecrübesinin önemli ve insanı çok geliştiren bir parçası da Amerika’yı, Amerika’lıları, ve Amerika’da yaşayan uluslararası ögrencileri tanıyarak dünya insanlarını ve kültürlerini tanımak olsa gerek. İngilizce pratiğinin geliştirilmesi de zaten çok önemli bir başka bir boyutu.


(Bir başka cevap…)Merhaba B,

Graduate Housing Office’e başvuruda bulunmuşsun; herhalde GRLC çıkar sana da. Ama hala haber almamış olman çok normal, çünkü biz dahi bugün başvurduk yutta kalmak için. Sanıyorum Temmuz ayı içinde haber alırsın, çünkü hatırladığıma göre bana öyle olmuştu. Bir de şöyle bir durum var:Sanıyorum sen daha önce başvuru ile birlikte $120 önödemeyi (prepayment) ödedin. Sana bir süre sonra (Temmuz ortaları) kontratın geliyor, daha sonra da yurt ücretinin kalan kısmını ödemeni istiyorlar (Ağustos ortalarında herhalde). Bu aslında değişik bir uygulama ama daha Ağustos’tan senin 3 aylık tüm kirayı ödemeni istiyorlar. Ama mecburen ödemek gerekiyor. Burada dikkat edilecek nokta ödemeni (payment) gönderir göndermez bunu telefonla kontrol etmen. Çünkü ödeme ellerine geç geçtiği için senin yurt rezervasyonunu iptal edebiliyorlar. Bu yıl bu anlattığım olay bir arkadaşın başına geldi. Sonuçta açıkta kalmıyorsun, sana başka bir yer ayarlıyorlar, ama hoş bir durum değil.


Merhaba A, GRLC’da battaniye , yastık gibi şeyleri veriyorlar mı? Kısacası yurt için ne gibi şeyler getirmem gerekiyor?


Merhaba B, GRLC’de ne yastık ne de battaniye veriyorlar. Geçen yıl ben de gelirken bu konuda çok düşünmüştüm. En sonunda bir yorgan, bir de yastık getirmeye karar vermiştim ki en son gece valizlere sığdıramadığım için evde bırakmak zorunda kalmıştım. Ama şanslıyım ki buraya geldiğim ilk gün hemen alışverişe çıkıp yastık ve yorgan alma şansım oldu. Şimdi düşünüyorum da iyi ki yük edip getirmemişim onları. Ama bu tür şeyler çok yer kaplayan ama hafif şeyler. Belki de uçağa binerken el çantana ek olarak bunları da bir paket halinde yanına almaya çalışabilirsin. Her durumda birkaç gün içinde halledilebilecek şeyler bunlar. Ekim’de hava serin olmuyor, birkaç gün bunlarsız da idare edebilirsin. Ama sana en az bir takım nevresim getirmeni tavsiye ediyorum.  Mutfak içinse pek birşey getirmene gerek yok, herşeyi buradan satın alabilirsin. Ben geçen yıl kendime göre tabak ve çatal-bıçak getirmiştim. Sana kalmış, yerin varsa getir, yoksa buradan da rahatça alabilirsin. Belki bir de herhangi bir elektrikli alet getirsem mi diye düşünüyorsundur (ben düşünmüştüm doğrusu..) Bunlara hiç gerek yok, zaten buradaki sistem 110 Volt’a göre. Birşeyler getirsen dahi herbirine adaptör alman gerekir.

Tagged :