BAŞARILI BİR KARİYER İÇİN ÖNERİLER

Başarılı bir kariyer sahibi olmak için dikkat edilecek noktalar şu şekilde özetlenebilir:

  • Seçilen mesleğin uygunluğundan emin olmak,
  • Üstün akademik performans sergilemek (yüksek ortalama),
  • Sağlam bir teorik formasyon edinmek,
  • Bilgisayar hakimiyeti (MS Excel, ve fen bilimleri için MS Access, SQL, Java, Visual Basic, C++, C#, …)

MS Excel bir tablolama, MS Access ise veri tabanı programıdır. SQL, istenilen verilerin veri tabanlarından istenilen şekillerde alınabilmesi için sorgu( QL) yazmayı sağlayan bir dildir. Java, açık kodlu hale gelmesinden sonra oldukça popülerleşen bir programlama dilidir. C++  bilimsel mühendislik yazılımlarında kullanılan oldukça eski, C ise Microsoft’un Java’ya rakip olarak geliştirdiği ve endüstride Java ile birlikte en fazla kullanılan yazılım dilidir.  Yakın zamanda C#’ ın önemi son derece artmıştır.

Derslerde ve projelerde uyumlu, başarılı ve güvenilir insanlarla çalışmak, başarılı projeler tamamlamak oldukça önemlidir. Tamamlanan başarılı projeler, stajlarda ve iş başvurularında referans olarak kullanılabilmekte, CV’lere eklenebilmektedir.  Diğer yapılabilecekler şu şekilde sıralanabilir:

  • Mükemmel sosyal ilişkilere sahip olmak,
  • Öğretim üyeleri ve diğer üniversite personeliyle mükemmel ilişkiler içinde bulunmak,
  • Kariyer günlerinde şirket sunumlarına katılmak,
  • İyi şirketlerde staj yapmak,
  • Staj yapılan şirketlerden en az birinin alanında uzman ve iyi tanınan bir şirket olması,
  • Profesyonel ve sosyal organizasyonlarda tecrübe edinmek,
  • Öğrenci kulüplerinde (özellikle mesleki kulüplerde) yer almak,
  • Fabrika gezilerine katılmak,
  • Seminer ve konferanslara katılmak.
Tagged :

DOKTORA COMPREHENSIVE (Qualifier) SINAVI

Yeterlilik (comprehensive), ya da nam-ı diğer “qualifier” sınavı doktorada önemli bir aşamadır. Bunun niteliği bölümden bölüme ve okuldan okula değişiyor.  Bizim bölümümüzde 10 gün süre içinde üç hocanın verdiği soruları ayrıntılı olarak cevaplıyorsunuz. Teorik konularda çalışanlara gelen sorular bu konudaki klasik teori kitaplarından direkt geliyor olabilir. O yüzden daha doktoranın en başından itibaren klasik kitaplardaki tüm soruların çözümlerini temize çekerek arşivlerinizde saklarsanız çok faydasını görebilirsiniz. Ayrıca sınav başlamadan evvel bu tür klasik kitapları kütüphaneden almanız cok faydalı olacaktır. Bu klasik kitapların neler olduğunu ise konunuzdaki en iyi dergilerde yayınlanan makalelerin ve yakın zamanda bölümünüzde (özellikle sınavı veren hocaların yönettiği) tamamlanan tezlerin referans kısımlarından çıkartabilirsiniz. Sorunun çözümü olmasa da o klasik kitapta en azından hocanın vermediği birkaç “hint” bulunabilir.  Yani sınava hazırlığın birinci aşaması daha doktoranın ilk gününden işleri sağlam tutmak. İkinci aşaması önceden klasik kitapları bulup onları kitaplığınızda hazır tutmak. Üçüncü aşama, hocalarla en baştan sağlam bir diyalog içinde bulunarak özel olarak görüşmek ve ne tür beklentileri (expectation) olduğunu öğrenmek. Dördüncü aşama sizden önceki tüm sınavların soru ve çözümlerini daha doktoranızın ilk gününden oluşturmaya çalışmak: Mesela bir doktora savunmasının hemen ardından mezun olan arkadaşınızdan tezinin ve sınavlarının elektronik versiyonlarını rica edebilirsiniz. Beşinci aşama Latex kullananlara yönelik: Önceden bir şablon (template) hazırlayın (ya da sınavı alan bir arkadaşınızdan isteyin), elinizdeki tüm kitapların listesini bir dosya olarak hazırlayın; böylece bir de onları yazmak zorunda kalmazsınız kısıtlı sınav müddetinde. Çeşitli formül işaret vs. nasıl yapıldığını çok iyi öğrenin.  Mesela bir arkadaşınızın kendi sınavının .tex dosyasında “ya bunu nasıl yapmış” sorunuzun cevabını büyük ihtimalle bulacaksınızdır. Altıncı aşama genel konu başlıklarındaki yeni derleme makalelerini (review article) önceden okumanız, ya da en azından el altında bulundurmanız, ve en önemli 3 derginin son 2 yıl sayılarını tarayarak genel olarak bir fikir edinmeniz (hocalar gördükleri ilginç bir makale ile alakalı soru sorabiliyorlar). Yedinci aşama sınav öncesinde, sınav müddetince yemek olaylarına vakit harcamayacak şekilde buzlukta yemek saklamanız, fatura/temizlik gibi vakit alıcı rutin işleri aradan çıkartmanız. Sekizinci aşama, sınavdan önceki iki günü kendinize tatil olarak vererek dinlenmeniz.

 

Sınav süresi boyunca yapmanız gereken birincil şey bolca düşünmek olacak. Çünkü hocaların sizden beklediği tez oluşturma/yazma yaklaşımınızın olup olmadığı, kendi orijinal düşüncelerinizi geliştirip geliştiremediğiniz. Siz de bolca düşünecek ve fikir yürüteceksiniz sınav boyunca: Acaba bu raporumu geliştirmek için daha neler yazabilirim? Baska ne tür sorular sorabilir ve ne tür analiz/yorumlar sunabilirim? Özel durumlar (special case) var mı?; “Are my assumptions validated?”; Benim yaptıklarım literatürle nasıl karşılaştırılabilir?… Kısacası sanki makale yazıyormuş gibi bir yaklaşım içinde olacaksınız. Hocalar diğer makalelerden ne kadar çoğunu okuduğunuza ve literatür taramanızın yanısıra ondan çok daha fazlasıyla sizin kendi orijinal “contribution”unuza (katkı) bakacak.

 

Sınav sorularını çözdükçe bir yandan da rapora yazın, son güne beklemeyin. Çünkü siz raporunuzu yazarken aklınıza pek çok yeni fikir gelecek, onları da araştırmak/denemek isteyeceksiniz. Bu arada hatalarınızı/eksiklerinizi farkedeceksiniz. O yüzden son güne bırakmamak gerekiyor. Son bir iki gece  uykusuz geçecek ve zaten o zaman yapacağınız çok şey olacak.

 

Doktorada en önemli şeylerden biri uzun vadede düzenli olarak çalışabilmek. Her gün doktoracının şu psikoloji içinde bulunması gerekiyor bence: “Dün geçti gitti, yarın ve bundan sonra yapıp yapamayacaklarımı düşünüp tasalanmak yerine bugün ne yapabiliyorsam onu yapayım.”  Doktorada başarının altın kuralı şu: Her gün sadece 4 saat net araştırma yapmak. Ne fazla, ne daha az. Böylesi hergün 8 saat hedefleyip bir süre sonra yılmaktan çok daha iyi. Ayrıca haftanın bir günü (mesela cumartesi) de tatil. Yani topu topu haftada 24 saatlik bir kotanın doldurulması emin olun ki doktorada büyük ilerlemelere vesile olacaktir. Bu oldukça gerçekçi bir hedef.  Eğer e-mail, İnternette geçen zamanlar, ders zamanları, yolculuk haricinde net araştırmaya yönelik çalışmalarla geçerse bu 4 saat (makale okumak, paper yazmak, fikir üretmek ve yürütmek, ispatlarla uğraşmak) 3 aylık bir süre zarfında kendiliğinden gelişmeler sağlandığına şahit olacaksınız.

Tagged :

DOKTORA TEZİ YAZANLAR İÇİN ÖNERİLER

Araştırma yaparken İnterneti oldukça yoğun bir şekilde kullanacaksınız. Artık hemen hemen tüm dergilerin makaleleri İnternette .pdf  biçiminde mevcut. Yalnız sizin kütüphaneniz aradığınız bir dergiye abone olmayabilir. Mesela mühendislik ağırlıklı bir okulda okuyorsanız ve işletme ile ilgili bir dergiden makale bulmak istiyorsanız (örnegin ABI/INFORM  ve EBSCO veritabanları) kütüphaneniz buna elektronik olarak abone olmayabilir. Bu durumda yapmanız gereken şu: Bulunduğunuz eyaletin kütüphane sisteminin web sayfasını araştırabilirsiniz. Sizin üniversitenizin web sayfasından buna bağlantı büyük ihtimalle vardır.

 

Tez yaparken ilk adımlardan biri “literature survey”, yani literatur taraması. Bunun sonucunda siz ne tür bir araştırmanın henüz yapılmadığını görebilirsiniz. Özellikle teknik alanlar için varsayımlar (assumptions), analiz turu (computational/analytical), ve elde edilen sonuçların hangi sorulara cevap verdiği makalelerin arasında önemli bir ayraç oluyor. Size şunu hararetle öneriyorum: Literatür okurken bir “comparison table” (karşılaştırmalı tablo/matriks) hazırlayın. Satırlarında değişik varsayımların, analiz türlerinin, sonuçların grup grup listesi olsun. Sütunlarda ise her bir makaleye olan referans olsun. Her bir makale hangi varsayımlar üzerine kuruluysa, hangi tür sonuçlar elde ediyorsa v.s. buna karşılık gelen hücrelere birer “check” (Ö) atın. Gerekiyorsa harf koyarak ayrıntılı açıklamaları tablonun dibinde ya da bir sonraki sayfada belirtin. Böylece bir olay sadece bir tek makale için geçerliyse onunla ilgili yeni bir satır açmanıza gerek kalmaz.  Daha sonra her bir varsayımın ne tür durumlarda geçerli olduğunu, değişik analiz tiplerinin ayrıntılı açıklamalarını ve hangi makalelerin ilginç sonuçlar verdiğini, vs. ayrıntılı olarak açıklayabilirsiniz.İşte size tezinizin ilk bölümü (chapter) çıktı bile! Ayrıca bu hazırladığınız tabloyu ve açıklamaları makalelerinize, raporlarınıza da koyabilirsiniz. Diyelim ki araştırmanız tez ile sonuçlanmadı. O zaman araştırma makalesine (survey article) dönüştürmeyi deneyebilirsiniz. O bile olmasa elinizde şu anda belli bir alanla ilgili güzel bir referans kaynağı oldu, artık makaleleri bir kenara kaldırıp bundan sonraki araştırmalarınızda makaleleri yeniden okumak zorunda kalmadan o makalelerin temel özelliklerini tablonuzdan çıkartabilir ve araştırmalarınıza kolayca referans hazırlayabilirsiniz.

 

Bir de özellikle literatür taramada çok faydalı bir olaydan bahsetmek istiyorum.  Farzedelim ki sizin araştırma yapmak istediğiniz konuya çok yakın olan “A” başlıklı bir makale buldunuz, taa 10 yıl öncesinden, ve siz ondaki bazı açıklanmayan kavramları/metodları bulmaya çalışıyorsunuz. Çok doğal olarak ilk merak etmeniz gereken bir soru şu olacak: Acaba bu 10 yıl zarfında başka biri benden önce davranıp –“A” makalesini baz alarak-çoktan benim yapmayı düşündüğüm şeyi yapmış mıdır?  Eğer bu sorunun cevabı evet ise ve siz cevabın evet olduğunu araştırmanızın ikinci ya da üçüncü senesinde farkederseniz oldukça zor bir durumda kalabilirsiniz (ben bizzat bu duruma düşen doktorası 2-3 yıl bu yüzden uzayan birini tanıyorum.)  Okuduğunuz “A” makalesi kendisinden önce o konuda yapılmış olan araştırmaları söylüyor, ama ya sonrakiler?  Bunun cevabını  şöyle arayabilirsiniz: Acaba aynı insanın o makaleden sonraki makalelerinde var mı benim yapmak istediğim? Bunu pek çok kişi zaten hemen yapacaktır. Şimdi vereceğim bilgi ise herkes tarafından bilinmiyor olabilir:

 

Örneğin bir “A” makalesini http://webofscience.com/  sayfasında buldunuz; o makalenin referans verdiği önceki makalelerin yanısıra aynı zamanda o makaleye REFERANS VEREN makaleleri de orada görebiliyorsunuz. Böylece “10 yıldır acaba bu makaleyle ilgili neler yapılmış olabilir” sorunuzun cevabını alıyorsunuz ki benim araştırmam sırasında en “cool” bulduğum olaylardan birisiydi bu. Tabi bu servis tek başınıza girilebilecek ya da bedava bir servis değil: kütüphanenizin bu servise üye olmuş olması gerekiyor. Bunu hazırlayan kurumun adı ise ISI: http://www.isinet.com/isi/

 

Yakın zamanda birçok yayınevi benzer bir özelliği sunmaya, yayınladığı makalelere atıf veren yeni makaleleri de listelemeye başladı. Örneğin SCOPUS, bu hizmeti veren bir servis.

 

Okuduğunuz makaleler bir yandan, dersleriniz bir yandan, diğer dokümanlar bir yandan, elinizdeki doküman sayısının kısa sürede çok arttığını, ve odanızda kalabalık yapmaya basladığını hissedebilirsiniz. Böyle bir durumda herşeyi organize etmek için şu sistemi öneririm:  Office Depot gibi bir yerden plastik, letter size “Storage File” sepeti ve ona uygun “hanging file folder” klasörleri satın alın, ve dokümanlarınızı bu şekilde sınıflandırın. Bu sepetler kolayca üstüste geçtiği icin yer olayında kolayca tasarruf sağlayabilirsiniz. Bu arada bir kitaplığın da organize olmak açısından ne kadar gerekli olduğunu söylememe sanırım gerek bile yok.  Doktora sırasında en az 1-2 kere taşınma olduğundan yekpare ahşap değil de modüler (mesela demirden) bir kitaplık alırsanız daha iyi olur. İndirdiğiniz ve arşivlediğiniz her makalenin bir de elektronik kopyasını tuttuğunuzdan emin olun.

Tagged :

DOKTORA TEZ DANIŞMANINIZI NASIL SEÇEBİLİRSİNİZ?

Doktoracılara hoca seçme konusunda bazı öneriler vermek istiyorum, çünkü bu gerçekten de çok önemli bir konu. Doktoranın kaç yılda biteceğini, ne kadar çile çekileceğini belirleyen şeyler öncelikle öğrencinin azmi, sonrasında ise hocanın özellikleri. Daha sonra gelen etkenler ise mali durum, tez konusu bulabilmek, ve bölümde genel olarak araştırma konusundaki durum.

İşte tez için hoca seçerken dikkat edilecek noktalar:

  • Hocanın bundan önceki 5 öğrencisi şu anda neredeler?
  • Doktorayı bırakan var mı aralarında? Kaç tanesi?
  • Başka hocaya geçen kaç kişi var?
  • Kaç tanesi doktorayı bitirmiş ve şu anda nerelerde çalışıyorlar?
  • Ortalama kaç yıl sürüyor bu hocayla doktora?
  • Hoca geçen 3 yıl kaçar makale yayınlamış, nerelerde? Şu anda hangi konulara ilgi duyuyor?
  • İş dünyası ile bağlantıları nasıl, endüstri tarafından desteklenen projeleri tüm projelerinin yüzde kaçını oluşturuyor?
  • Hocanın unvanı nedir? (“Assistant Professor” hocalar genelde daha çok eğilirler öğrencinin üstüne, çünkü onların üzerinde çok büyük bir baskı vardır kadrolarını (tenure) alabilmek için. Ama bu arada mesela sizin takıldığınız yerlerde size yardımcı olma ihtimalleri daha fazladır. “Associate” ve hele ki “full” profesörler insanı daha çok serbest bırakır, sizing kendi kendinizi motive etmeniz (self motivated) gerekiyor.)
  • Hoca kürsü profesör (chaired professor) mu? (Kürsü profesörlerinin sırtı yere gelmez, ama dikkat edin emekli olmasınlar hemen.)
  • Hocayla gitmeden önce eski öğrencilerinin tezlerini (ya da en azından o tezlerin özeti olan yayınlanmış makaleleri) indirip okudunuz mu?

Hocanız kim olursa olsun, belli bir toplantı saati belirleyip haftada bir kere, ya da en azından iki haftada bir kere buluşun. Eğer konuşacak bir şeyiniz yoksa (ki olmasına çalışın) bile yeni konular belirlemenize yardımcı olacaktır bu toplantılar.

Hoca seçmeden önce sizin öncelikle bölümde iyi bir izlenim bırakmanız gerekiyor. Bunu sağladığınıza inanıyorsanız,  konu ve hocada karar kıldıysanız hocaya önce e-mail göndererek randevu talep edebilir, cevabına göre ofisine uğrayabilirsiniz. (Direkt randevu almadan ofise gitmeniz pek iyi bir fikir değil.) Size ilgi duyduğunuz alanları soracaktır. Hoca arama olayına girmeden önce hocaların sizinle olan çalışmalarında ne tür beklentiler içinde olduğunu bilmeniz size faydalı olacaktır. Hocayla direkt çalışmayı teklif etmek yerine bir dönemlik birbirinizi daha iyi tanıyacağınız özel konulu dersi (special topics) alabilirsiniz.

Tagged :

ARAŞTIRMA VE DOKTORA KONUSUNDA ÖNERİLER

Doktoraya gelenlerin iyi bir hocayla ve iyi projelerde çalışabilmesi için daha ilk günden hocalar ve diğer öğrenciler arasında profesyonel bir izlenim bırakmaları gerekiyor.  Doktora sırasında en dikkat edilen konu “bu öğrenci doktorayı bir meslek gibi ciddiye alıp ona göre çalışıyor mu?” olacaktır.  Kendinize iyi bir kariyer oluşturmanın ilk adımı derslerinizde çok başarılı olmak, çünkü sizi hiç tanımayan bir hocanın ilk bakacağı notlarınızı listeleyen transkriptiniz, daha sonra ise diğer hocalarla olan sizin hakkınızdaki konuşmalardan edinecegi izlenimlerdir.

Burada (özellikle teknik alanda çalışanlara) genel bir öneride bulunmak istiyorum: İlk sene derslerinizi alırken ders projeleri olacaktır ki bunlarda çoğu kez belli bir problem datası verilip sizin onla ilgili bir kod yazmanız istenir. Özellikle birlikte çalışmayı düşündüğünüz meşhur hocalar için şöyle bir taktik uygulayabilirsiniz: Böyle bir proje verildiğinde bunu rahatça kullandığınız bir yazılım ortamında küçük de olsa arabirimiyle (interface) dosyadan data okuyup yazan grafik çizen bir yazılıma dönüştürüp onu projeyle birlikte teslim (submit) edin, hatta 4-5 sayfalık bir kullanıcı paneli (user manual) ve elektronik yardım (elektronic help) hazırlayabilirseniz daha da iyi olur. Bunun en basiti ise MS Excel kullanıyorsanız Excel içindeki Visual Basic ile arabirim (interface) hazırlamanız. Java ya da C++ ile böyle bir arabirimli yazılım hazırlarsanız gerçek bir şöhret (legacy) yaratabilir bölümde sizin için. Ders hocanız size asistanlık önermese de bunu diğer hocalara büyük ihtimalle aktarır. Hadi öyle bir şey bile olmasa siz birlikte çalışmak için hoca dolaşırken bu yaptığınız muhteşem projeyi portföyünüze yerleştirip hocalara CV’nizin yanısıra verebilirsiniz. Bir-iki proje icin yapacağınız bu tür bir çalışma sadece sizin için değil bölüme Türk alacakları zaman bundan sonra da geçerli olabilir.  Hocaların temel baktığı şey; “bu öğrenci bir fikri bir sonraki adıma götürebiliyor mu?” sorusunun cevabıdır.

Yalnız burada bir de uyarıda bulunayım: Bu şekilde yazılımda yetenekli öğrencileri yazılım içeren fakat teze gitmeyen projelere angaje etmeye çalışırlar, sakın kanmayın! Bir asistanlığı ya da projeyi kabul etmeden önce mutlaka o hocayla çalışmışlar da dahil olmak üzere yıllanmış doktoracılarla fikir alışverişinde bulunun. Projenin içeriğini de araştırın. Hiçkimseyi tanımıyorsanız bile sadece bu vesileyle tanışmaya değer: Başlayacağınız yanlış bir proje ya da hoca size en az 1 yıla malolur.

Dediğim gibi, sakın yazılım yazarak doktora tezi oluşturabileceğinizi düşünmeyin. Bunlar ayrı şeyler, doktora tezinin beklentisi bambaşka. Ama dediğim gibi, sizin tanıtımınızda (hatta ileride iş başvurularında) bu tür bir yazılımı referans olarak gösterebilirsiniz. Bu arada yazılımınızı iyice test etmenizi (hem Windows 7 hem de Windows 8’de) ve iyi dokümante etmenizi de öneririm.

Matematikle ilgili konularda çalışanların çokça karşılaştıkları bir durum ispat yapma konusunda zorlanmaları. Bunun için şu iki kitabı hararetle öneriyorum:

How to Read and Do Proofs : An Introduction to Mathematical Thought Processes
by Daniel Solow

How to Prove It : A Structured Approach
by Daniel J. Velleman

Matematik ile ilgili alanlarda çalışanlara bir başka önerim de mümkünse ödevlerini Latex ile yazıp vermeleri. “The Latex Companion” kitabını bu işin uzmanı bir arkadaş önerdi, ben de tavsiye ediyorum.

Tagged :

ASİSTANLIK İLE İLGİLİ ÖNERİLER

Başvurularınızın ardından öncelikle kabul, sonrasında ise asistanlık bursu aldığınızı varsayalım, ve asistanlık için önerilerimizi sıralayalım:

* Asistanlığı en başından ciddiye aldığınızı gösterin. İlk derse ders başlamadan 10 dakika önce mutlaka gidin, ilk izlenim olarak iyi bir izlenim bırakırsınız, ayrıca sizi hoca sınıfa tanıtabilir.

* Danışman Hocanızla toplantılarınıza zamanında gidin (hatta 5 dakika önceden gidin)

* Öğrencilerinize isimleriyle hitap etmeye çalışın, özellikle çok ziyaret edenlere.

* Ödevlerin erken okunması ve adil (ve de bol notlu) okunması öğrenciler için en en önemli şeydir genelde (bir de isimleriyle hitap etmeniz). Mümkünse okuduğunuz ödevleri en geç bir hafta içinde öğrencilere geri

dağıtmanızı öneririm.

* Asistanlık ve özellikle de research konusunda ilk adımı hocadan beklemeyin, siz research girişimlerinde kendiniz bulunun. Şu kitabı kesinlikle bugun www.amazon.com’dan ısmarlayıp en kısa zamanda okuyun:

“Getting What You Came For” (Peters)

Ayrıca yine şu kitabı da tavsiye ediyorum (biraz pahalı ama değeri o fiyatı aşıyor):

Tomorrow’s Professor by Richard Reis

* İnsan ilişkilerinizde size şu kitap çok yardımcı olabilir:

Tongue Fue by Sam Horn

 

Özellikle hocanız ve öğrencilerinizle ilişkilerinizde bu kitaptaki teknikleri kullanmanız sizin için çok faydalı olabilir.

* Buraya doktoraya gelen arkadaşlardan özellikle asistanlığı olan arkadaşlara asgari ücretli geçici işleri (örneğin postahanede kutulara mektup yerleştirmek ya da pizza kuryeliği yapmak) tavsiye etmiyorum. Onun yerine doktoralarına yoğunlaşarak kendi dallarında başarılı olmalarını öneriyorum. Bu şekilde ek gelir aramak yerine masrafları kısarak para konusunda başarılı olabilirler.

Tagged :

Önemli Tarihler | E-Postalara Yanıtlar

Merhaba B,

Sana gönderdikleri belgelerde ayrıntılı olarak anlatmışlardır ama Güz Dönemi çizelgesi (Fall Schedule) schedule’ı sanırım şöyle:

20 Eylül Ctesi — International student orientation

22-23 Eylül    — Fall quarter registration

24 Eylül Cars  — Derslerin ilk günü Sanıyorum sen gelecek Güz için kabul almışsındır (yeni öğrencilerin çoğu Güz Dönemi’nde başlıyor). Okul Güz döneminde 23 Eylül’de açılacak. 23 Eylül Salı derslerin ilk günü, 22 Eylül’de kayıtlar var, 20-21 Eylül’de ise oryantasyon (orientation) programları olmalı (geçen yıl böyleydi).

Bu konuda daha ayrıntılı bilgiler daha sonra sana (Ağustos-Eylül civarında) bildirilecektir.


Merhaba A, Ben Graduate Living Center’da kalacağım ve Graduate Living Center 20 Eylül’de açılıyormuş. TÜBİTAK’ta bize 10 Eylül gibi oraya gitmemizin daha iyi olacağını söylediler. Merhaba B, Okul ne zaman başlıyorsa 5-6 gün öncesi iyi bence.. Ya da GRLC açıldığında. Hangisi daha önceyse.

Merhaba A,

Aradaki on günlük sürede GRLC’de kalabilir miyiz? Eğer kalamazsak yer sorunu yaşar mıyız? Eğer öyle bir sorun ortaya çıkacaksa bana bildirirsen, ben de 10 Eylül de gelmem daha geç gelirim. Yer sorunu yaşamak istemiyorum.

Merhaba B,

“Official move in days are Saturday, September 20th and Sunday, September 21st. (Early arrivals can move in on September 17, 18 and 19, but usually there is $15 per day for early check-ins). ” (Housing Department’dan alınan bilgi)

Mutlaka erken gelmek durumunda olan arkadaşlarmızın da mağdur olmaması için buradaki Türkler olarak elimizden gelenleri yapmaya çalışıyoruz.

Tagged :

Türk Öğrenci Derneği / Türklerin Dayanışması | E-postalara Yanıt

Merhaba A,

Orada senden başka Türkler de var mı?

Merhaba B,

Burada bayağı çok Türk var. ABC Üniversitesi’ndeki Türkler Turkish Student Organization (TSO) adı altında bir topluluk oluşturmuşlar. Şu anda toplam 55 üyemiz var. (TSO ile daha ayrıntılı bilgileri İnternet sitemizde bulabilirsin. Adresimiz: ( . . .) Bundan başka buradaki diğer üniversitelerde okuyan öğrencilerin kurmuş oldukları öğrenci dernekleri ve burada yaşayan Türklerin üye oldukları bir dernek daha var.


Merhaba A,

Aslında ben bu konularla ilgili olarak Ayşe’ye mail atmıştım ama hala yanıt alamadım.Zannedersem mail’lerimi okumuyor yada onları yanıtlayacak zaman bulamıyor.

Merhaba B,

İnşallah buraya geldiğinde de göreceksin, Amerika’da insan çok dolu oluyor. Çok fazla çalışma ve meşgale oluyor. Özellikle diğer arkadaşların da soru dolu mailler gönderdiğini göz önüne alırsak herhalde vakti olmamıştır diye tahmin ediyorum. Aynı şey hepimiz için geçerli. Anında ya da tam beklediğin gibi cevap yazamayabiliriz, lütfen kusurumuza bakma. Yine de vaktimiz uyduğunca ve elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağız.

(Bir başka cevap…)

Merhaba B,

Bu arada, sana daha önce Türk Öğrenci Derneği’nden bahsetmiş miydim? Burada sadece ABC Üniversitesi’nde toplam 55-60 Türk öğrenci var ve bunlar da TSO  (Turkish Student Organization) adı altında bir topluluk kurmuşlar. TSO’nun misyonu buraya yeni gelen Türklere yardımcı olmak, burada Türk kültürünü tanıtmak üzere çalışmalar yapmak, vb. Yeni gelenler havaalanında karşılanmaya çalışılıyor, yerine yerleştirilip etrafa alışana kadar yalnız bırakılmıyor. Seni karşılamaya çalışacağız havaalanında, zaten bu konuda TSO’nun resmi mektubu yaz içinde eline ulaşır.

Tagged :

Yolculuk | E-Posta’lara Yanıt

Merhaba A,

Bulunduğun şehre Türkiye’den ulaşım zor oluyor mu?

Merhaba B,

Hayır, hiç de zor değil. En fazla bir aktarma yaparak 13-14 saatte buraya ulaşabiliyorsun. THY (Star Alliance üyesidir) New-York aktarmalı, Delta ve Lufthansa Frankfurt aktarmalı, KLM Amsterdam aktarmalı olarak uçuyor. (Hepsinin orjini İstanbul, ama THY ile uçarsan Ankara’dan İstanbul’a da ücretsiz uçabiliyorsun) Bu arada, ben de KLM ile gelmiştim. Aslında çok şanslıyız, çünkü burası ABD’deki büyük şehirlerden biri olduğu için bu kadar çok direkt (yani az aktarma gerektiren) uçuş var. Merak etme, herşey çok kolay oluyor. Buraya geldiğinde Türk oğrenciler seni havaalanında karşılıyorlar ve çok yardımcı oluyorlar. Eğer sen de buraya gelirsen seni de mutlaka karşılarız Türk Ögrenci Derneği olarak.


Merhaba A,

Orada hangi Türk bankaları var ve sana Türkiye’den para yollanması gerektiği zaman nasıl yolluyorlar?

Merhaba B,

Burada yerel bir banka olarak Bank of America var. Hesap numaran olunca Türkiye’den para göndermek zor değil. Gelirken “traveler’s checks” taşımanı öneririm. Türkiye’den yanında en az 2 bin dolar getirmeni öneririm mümkünse. Ya da o miktara yakın. Bir de 25 cent, 1-5-10-20 dolarlıklar halinde 50 dolar civarında para taşı yolculuk sırasında. Daha fazla nakit para (cash) taşımanı önermiyorum.


(Diğer bilgiler…) *

Havaalanında ilk çıktığınız kısımda ya da seni karşılayacak kişiyle anlaştığınız kısımda kimse olmazsa bagaj teslim (baggage claim) kısmında yarım saate kadar bekle. Bazen aksilik oluyor, insan gecikebiliyor. Ben bu sene gelen bir arkadaşımızı o şekilde kaçırmıştım. Bagaj teslim, bavulların dönüp durduğu ve senin oradan bavullarını toparladığın kısım. Eğer yarım saat sonra da kimseyi göremezsen sırasıyla aşağıdaki numaraları arayabilirsin: ( . . . ) Bu numaraları kimseyle bağlantıya geçemezsen arayabilirsin. Ancak aradığında mesaj bırakman gerekirse mümkünse en fazla bir tek kişiye mesaj bırak, çünkü birkaç kişi birden havaalanına gelmek durumunda kalmasın. Sanırım en azından bir kişiyi ya evde ya da ofiste bulabilirsin. Zaten bu numaralara inşallah gerek kalmayacak. En kötü ihtimal baktın kimseyi bulamadın, o zaman XYZ treniyle Midtown station’a gelip oradan taksi ile Graduate Living Center ( . . . adresinde)’a gelebilirsin… Taksi şirketleri ve telefonları şunlar:( . . ) Nerede olduğunu sorduklarında “DEFG” demelisin. Ne kadar süre alacağını ve fiyatın ne kadar tutacağını da sorman iyi olabilir. 7-8 dolar gibi bir rakam söylediklerinde şaşırma, burada taksi çok pahalı. Taksinin gelmesi 15-30 dakika sürüyor. İstersen yola çıkarak ya da tren istasyonundaki polisten yardım isteyerek yoldan geçen bir taksiyi de durdurabilirsin. Ya da bir son ihtimal, eğer yükün ağır değil ise DEFG durağından GRLC’ye doğru yürürsen 10 dakika yürüme mesafesinde… * Gündüz geldiğin için önce GRLC’de odanın boş olup olmadığını öğrenebilirsin GRLC’ye giderek. Eğer doluysa bağlantıya geçeriz, ya GRLCdeki bir arkadaşın odasında ya da başka bir yerde bir yer ayarlamaya çalışırız. Bazen de GRLC’de erkenden başka yer açılıyor, akşamı 15 dolara kalınabiliyor. * Gelmeden önce sizinkilere belki iki-üç gün telefon edemeyeceğini söyle. Hem saat farkı hem burada uygunluk açısından hemen aramak mümkün olmayabiliyor. Merak etmesinler. Umarım güzel bir yolculuk geçirir, buraya sağ salim varırsın. Burada çok güzel günler sizleri bekliyor, ilk başta uyum sağlamak gerekse de… Şimdiden aramıza hoşgeldin…

Tagged :

Vize Başvurusu / Pasaport | E-Posta’lara Yanıt 

Merhaba A,

Son olarak F-1 vize dokümanlarını isteyebilmem için bana bir (finansal garanti) form gelmedi. Sen böyle bir form doldurmuş muydun? Yoksa yalnızca burs teklifinle ilgili mektubu göndermen yetiyor mu?

Merhaba B,

Vize alabilmen için sana vize türüne göre I20 veya IAP66 formu gelmiş olmalı. Bu da senin bursunla ilgili bir durum. Benim visam F ama TÜBİTAK’a sorup öğrenmen gerekiyor ne tür vize alman gerektiğini (Sanıyorum bu tür burslar için J vizesi veriyorlar). Bunu öğrendikten sonra ABC Üniversitesi’ne fax çekip, henüz daha yollamadılarsa, sana I20 (F için) veya IAP66 (J için) yollamalarını rica etmelisin. Eğer tercih şansın olursa mutlaka F tipi vize almaya calış. F tipi vize ileride burada çalışmak istediğinde işine yarayacaktır. J tipi vize ile kesin dönmek ve en az iki yıl Türkiye’de kalmak zorundasın. Kanunlar değişebiliyor, vize konusunu detaylı araştır derim.

Tekrar Merhaba A,

I-20 formunu bugünlerde postalayacaklar. Bundan sonra ne yapılacağı konusunda en ufak bir bilgi ulaşmadı bana. Öncelikle kalacak yer konusunda ne yapılması gerektiğini çok merak ediyorum. Bundan sonra ne yapabileceğim konusunda beni bilgilendirirsen sevinirim.

Merhaba B,

I-20 formu eline ulaştıktan sonra yapılacak ilk şey pasaport almak. Erkeklerin işi biraz daha uzun oluyor sanıyorum askerlikten dolayı. Önce Milli Eğitim Bakanlığı’ndan özel oğrenci belgesi alman gerekiyor, ama erkekler için önce Milli Savunma Bakanlığı ile ilgili bazı prosedürler var sanıyorum. En iyisi senin Milli Egitim Bakanlığı’na gidip kontrol etmen. Özel öğrenci belgesini aldıktan sonra pasaport almaya gidebilirsin. Pasaport aldıktan sonra vize alabilirsin. O da bir gün içinde halloluyor. Başka da birşey yok şu an aklımda. Bu arada şimdiden uçak bileti ayırtmayı unutma. Senin geleceğin sıralarda çok kalabalık olabilir. Farklı tarihlere farklı uçaklardan yer ayırtabilirsin; çoğu acenta ön ödeme istemeden yer ayırıyor, sonra da iptal edebiliyorsun.

Tagged :